https://www.avrupaolay.com/files/uploads/user/78290.jpg
Ökkeş Toy
Advert

GECEDE AYINIZ, GÖKYÜZÜNDE YILDIZLARINIZ OLSUN

16-09-2020 21:09 78979 kez okundu.

 

İnsanlar yaşama amaçlarına bağlı olarak yaratır, üretir, büyütür, çoğaltır hayat içinde hemen her şeyi. Yaşama amaçlarına bağlı olarak tersinden de azaltır, tüketir, yok eder, yıkar, eksiltir aynı zamanda.

İyiden, güzelden, emekten, adaletten, barıştan, kardeşlikten, dostluktan yana, yani insanda insan yanlarını geliştirmek de, paylaşmak da var. Bunun tersi olarak ya da zıddı olarak tüm bu iyi ve güzel insanı insan yapan ve yücelten erdemleri yok eden, çürüten, eksilten, kıran, döken, yakan, yıkan olmakta var bu dünyada. Önemli olan hangisinden yana, hangi safta olacağımız, seçimimizi ne yandan yapacağımız meselesi asıl mesele.

Ve bütün mesele iyilikleri, güzellikleri, insanı yücelten ve değerli kılan erdemleri bir günlük, bir aylık, hatta ve hatta bir yıllık bir mesele olarak ele almamak, düşünmemektir. İnsanın yaşamının bütününe bakarak, bütününü düşünerek değerlendirmekte yarar var. Geçici olan değil kalıcı olmak meselesi tam da burada anlam kazanır işte.

Mutluluk, sevinç dediğimiz, insan yaşamını güzelleştiren, yaşamı çekilmez olmaktan kurtaran, yaşamı cazip kılan şeyler için de böyle düşünmeliyiz. Yaşam felsefemiz biraz da böyle olmalı. Elbette küçük sevinçlerden büyük mutluluklar yaratmasını bilmeli insan. Küçük mutlulukları üst üste koyarak büyük sevinçler üretmeli insan. Bunu başarmak için de yaşama nereden ve nasıl baktığımız ve nerede durduğumuz çok önemli işte. İnsan yanımız, insanı yücelten erdemlere sahip olma isteğimiz ve gelişkin ve yararlı insan olma çabamız önemli bu konuda. Yaşadığımız sosyal ve toplumsal sorunlara karşı duyarlılığımız, doğa ve çevre sevgimiz, onu koruma bilincimiz de en önemli ölçüt bu hususta.

İnsanın yaşamını anlamlı ve değerli kılanda bunlar değil mi? İnsanın yaşam idealleri, yaşama amacıdır nasıl bir insan olduklarını belirleyen. Bireyci bencil bir insan, kendisinden başkasını düşünmeyen, kendisini dünyanın merkezine koyup, benden sonra tufan diyen, bölüşmeyen, paylaşmayan, üretmeyen, çoğaltmayan insan ve bu insanın idealleri ve amaçları derin yalnızlık ile değerli yalnızlık arasında bir nokta olur. Bu insanın kişiliği, karakteri, niteliği olur. Ne sevgisi çoğalır böyle insanın, ne sevinci büyür. Ne mutluluk üretir, paylaşır, ne de umudu çoğaltır. Aksine her şeyin eksisini çoğaltır, negatif bir enerji yükler etrafına. Böyle insan ya da insanlar sosyal ve toplumsal varlık olmanın ötesinde bir şey olurlar. Biz değil BEN olurlar o kadar.

İNSAN İNSAN ÇOĞALIN…

Kar uğruna yakılan ormanlar, kesilen ağaçlar, kurutulan dereler, değiştirilen iklimler, çıkartılan savaşlar, öldürülen insanlar, yakılan yıkılan evler, kentler, yok edilen tarihi miraslar, açlıktan, susuzluktan kırılan insanlar, patlayan bombalar, işsizlikten bunalan insanlar, denizlerde boğularak can veren göçmenler, sahile vuran çocuklar ve daha daha neler neler bunları düşündürttü yaşam limanında.

 

Peki ne yapalım, ne edelim, nasıl yapalım, nerede duralım?

Siz siz olun, ben değil biz olun yaşam yolunda. Dost olun, kardeş kalın. Barış, adalet duygunuzu yitirmeyin. Sevincinizi paylaşın çoğalsın, acınızı paylaşın azalsın. Yaranızı sarın iyileşsin. Sevginizi paylaşın büyüsün. Umudunuzu paylaşın mutluluğa kavuşun. Yaşama yelken açın dalgaları seyre durun, güneşiniz olsun. Gecede ayınız, gökyüzünde yıldızlarınız olsun insan insan çoğalın. Seven sevilir, sevilen sever. Hayalden gerçeğe koşun. Uzatın ellerinizi birbirinize, birlik olun, dirlik olun, biz olun. Hangi inançtan, hangi dilden, hangi cinsten, hangi ulustan olursa olun, insan olun, kardeş olun, barış içinde yaşayın

 

Neler Söylendi?