https://www.avrupaolay.com/files/uploads/user/b3b0b34ebdc9b8ba6bd98224365ed43d-9e7dc7b9ca1d7f77ad73.jpg
İbrahim Alisinanoğlu
Advert

 KALDIRIMIN MEDDAHLARI ESKİ İŞPORTACILAR

07-10-2026 12:12 322 kez okundu.

 

Gaziantep’in eski taş binalarla çevrili Suburcu caddesinde yahut Elmacı Pazarı’nın baharat kokan o daracık kalabalığında, Şirehanı’nın hemen yamacında şehirlerin henüz devasa tabelalarla veya ışıklı vitrinlerle donatılmadığı vakitlerde, reklamın kendisi doğrudan insandı. Sokağın neşesi, ritmi ve hafızası; kaldırım kıyısına serdiği tek bir örtünün üzerine dünyayı sığdıran işportacının dudakları arasında atardı.

Saçları biryantinle geriye doğru taranmış, sinekkaydı tıraşlı yüzünde cetvelle çizilmiş gibi duran ince bıyığıyla o adam, Yeşilçam filmlerinden fırlamış Ayhan Işık edalı duruşunu sokağın kıvrak zekâsıyla birleştirirdi. Çizgisi bozulmamış ütülü ceketi ve hafifçe yana yatırdığı şapkasıyla kaldırıma kirletmeye kıyamadığı bir saygıyla basar, daha uzaktan bakıldığında bile sıradan bir satıcı olmadığını hissettirirdi.

Onun en büyük sermayesi satışa sunduğu tezgâhındaki iğne, iplik, jilet ya da limon sıkacakları değil, etrafında anında toplayıverdiği kalabalıktı. Utangaçlıktan eser barındırmayan edasıyla bir meddahın hikâye anlatıcılığını, bir Orta oyuncusunun mizaç genişliğini sokağın tam ortasına taşırırdı. Bekleme anında sessizce gelip geçenleri süzer, doğru an geldiğinde göğsünü kabartarak “eyyy vatandaş! “Haykırışı caddenin öteki ucunda bile duyulurdu. Yerel Antep ağzının sıcaklığıyla başlayan nidası, satış anında pürüzsüz ve hazırcevap bir İstanbul ahengine evrilirdi.

Eline aldığı birkaç kuruşluk bir jileti anlatırken çeliğin keskinliğinden ziyade sözün büyüsünü kullanırdı. Tekerlemelerle söze girip lafı İkinci Dünya Savaşı’ndan Hitler’e, Amerika’nın atom bombasını piyasadaki tıraş sıkıntısından erkeğin çilesine bağladığında, dinleyen kendisini sıradan bir alışverişte değil, tarihin ve mizahın tam ortasında bulurdu.

 Kulağı yakalayıp gözü tezgâha kilitledikten sonra “bir alana bir bedava” nidalarıyla sunduğu o “son mal”ın hiçbir zaman bitmeyeceğini herkes bilirdi. Sattıkça ayağının dibindeki çantadan çaktırmadan tezgâha takviye yapar, masadan malı eksik etmezdi. Ancak bu, müşterinin de severek katıldığı zımni bir şehir tiyatrosuydu; işportacı abartır, müşteri inanmış gibi yapar ve günün sonunda konuşulan şey malın fiyatından önce insanın o an hissettikleri olurdu.

Şimdi Suburcu yine Suburcu, Karagöz yine aynı karagöz. Kaldırımlar daha düzenli, vitrinler çok daha parlak. Fakat modernliğin o soğuk ve sessiz düzeninde insan, sokağı bir sahneye dönüştüren o gür sesi arıyor. Çünkü şehirler sadece taşla veya duvarla kurulmaz; Gaziantep’in ruhu biraz da örtüsünü toplayıp giden ama sesini şehrin hafızasına kazıyan o eski zamanın sokak satıcılarında saklıydı.

İbrahim Alisinanoğlu-05.10.2026

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI YALANINA GIRAN GİRSİN EMİ! ÇERKEZ ARIĞININ ADI NEREDEN GELİYOR GAZİANTEP: YÜREĞİME SIĞDI, KELİMELERE SIĞMADI TABAAT SAHİBİ KADİR VE ACER YEMENİLERİ “BU ŞEHİR BENİ KAZIKLAMADI” DİYEBİLMEK...  ANTEP USULÜ ARŞIN KUSURSUZLUK KUSURU   BİR DEERMENİN ETRAFINDA DÖNEN DÜNYA  NEREDEN ÇIKTI BU 80’LER MERAKI YEDİKLERİNE İÇTİKLERİNE SAY ZİL BAŞKA BİR ŞEY İÇİN ÇALIYOR: DERSİMİZ; HAKİKAT DUVARLARDA SAKLI ÇOCUKLUĞUM GAZİANTEP’TE DAYANIŞMANIN İZLERİ TİYEKLERİN BEREKETİ, MAHRALARIN SEVİNCİ: ANTEP’TE BAĞ BOZUMU KENDİ YAMAM, ELİN İPEĞİNDEN YEĞDİR. ARPA BOYU G.. YIRTMAK GAZİANTEP MUTFAĞININ KAYIP HAFIZASI: TENCEREDEKİ ŞİFA SAHİ, BİZ MODERN YAMYAMLAR MIYIZ?  LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ PİŞİRİCİ KASTELİ  GAZİANTEP: SANAYİ KENTİ Mİ, MEDENİYET ŞEHRİ Mİ?  AMAN BEYLER DEMEDEN, AMAN DAĞLAR DEMELİ   BİT PAZARI: GAZİANTEP'İN SESSİZ HAFIZASI KALEDEN GÖKYÜZÜNE   GAZİANTEP KAHVEHANE KÜLTÜRÜNDE; BÖLÜK ANTEP İŞİ, ANTEP AŞI SICAK YAZLARIN SERİN HAYAD'LARI  KİBİR VE İRFAN  İYİ ETMİŞSİN… AMA AZ ETMİŞSİN USTAYA SAHREYİ HATIRLATMA YOLLARI GEL DE O ESKİ YAZLARI ARAMA!   BEDDUADAN DUAYA GALA… GALA …GALAA!.... BAYAT EKMEK  RAMBO’YU DA KAYBETTİK NİMETİ KÜSTÜRMEMEK GAZİANTEP’İ GELECEĞE TAŞIMAK NEREDE BENİM O KAHVEHANELERİM KAVAKLIK VE BİR SAHRE MASALI HANİ BENİM O ÇOCUKLUK YILLARIMIN BAYRAMI RUHUNU ARAYAN BAYRAMLAR    İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ?  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN BENİM ADIM BAYRAM  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN SÖHÜR VAKTİ OLDU CINCIK BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI YUVALAMANIN HİKÂYESİ GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI RAMAZAN TAHSİLATI GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR