Değerli Okurlarım;
Pozitif düşünmenin yaşamımız üzerinde birçok olumlu etkisi vardır. Hem fiziksel hem de zihinsel sağlık üzerinde faydalı etkiler sunan bu yaklaşım, ilişkilerimizi ve sosyal yaşamımızı da daha anlamlı kılar. Aynı zamanda iş ve kariyer alanında da başarıyı yakalamak için katkı sağlar.
Örneğin; yaz tatilinde sevdiklerimizle buluşmak, mutluluğumuzu paylaşmak, umut dolu, olumlu ve pozitif yaşamak, ruh sağlığı başta olmak üzere genel yaşam kalitesi üzerinde çok büyük bir etkiye sahip.
Bunun yanında ‘Pozitif düşünmenin’ her sorunu sihirli bir şekilde çözdüğünü görüyoruz. Önemli olan olaylara nereden nasıl baktığımızdır.
Pozitif düşünce, sağlıklı düşünceyi beraberinde getirmektedir. Nasıl düşünürsek o şekilde bize döneceğini de bilmemiz gerekir. Bunun için; ‘Hayatımızdaki stresi azaltır, ilişkileri güçlendirir, zorluklarla başa çıkmayı kolaylaştırır, motivasyonu artırırsak’, fiziksel sağlığımız olumlu etkilenir (bağışıklık sistemi dahil), bu sayede hayatımızın her aşamasını daha rahat ve sağlıklı geçirebiliriz.
Pozitif olmak, her şeyi ‘Tozpembe görmek’ demek de değil, gerçekçi olmak, duyguları bastırmadan kabul etmek, ileriye umutla bakmak demektir. İnsan pozitif düşünceye neden ve nasıl sahip olur hiç düşündünüz mü? Pozitif Olmak, hayatın iniş çıkışlarında bile olumlu yanları görmek, hayata daha olumlu yaklaşmanızın yanı sıra kişisel refahınızı da yükseltme gücüne sahiptir. Bu bakış açısına sahipseniz, zorluklarla başa çıkmanız kolaylaşırken aynı zamanda başarıya ve mutluluğa ulaşmanız için güçlü bir temele de sahip olursunuz.
Pozitif düşünme, hayata daha iyimser bir bakış açısıyla yaklaşma durumudur. Bu yaklaşım olaylara ve durumlara olumlu bir bakışla yaklaşarak stres ve endişeyi azaltmayı, daha mutlu ve doyumlu bir yaşam sürdürmenizi sağlar. Pozitif düşünmek, kişisel gelişim ve psikolojik sağlık için kritik bir rol oynar.
İnsan yaşadıklarından her gün bir şeyler öğrenir. Yaşadıklarımdan öğrendiklerimden almış oldukları dersler sayesinde tutunurum umutla yaşamaya.
Yaşadıklarımdan öğrendiklerim demişken, yaşadığım bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. Kişilik bozukluklarının farkında olmayan, bilmiş, yüksek egolu, kendini beğenen, başkalarını küçük gören, çevresini huzursuz eden, mutluluk ve pozitif düşünceye sahip olmayan, kendisi mutlu olmadığı gibi başkalarını da mutsuz eden sorunlu bir aile büyüğü tanıyorum. Kendi küçük dünyası ve dar bakış açısıyla hesap kurarken, kendindeki kusurları görememekte, her zaman kendini haklı gören düşünce yapısıyla, yalnızca mutsuz grupların içerisinde yaşamaktadır bu şahıs.
Mutsuzlar her zaman mutsuzluğa da davetiye çıkarır, acılarına ağlar, birilerinin sevincine ortak olmaz, mutlu olanları kıskanırlar. Bu tipler her zaman bir hesap peşindedirler ki ben bunlara ‘Arıza nesil’ diyorum.
Bu insanların çocukları büyüdüklerinde farkında olmazlarsa anne babalarının hastalıklarını taşırlar. Bu tipler, kendi küçücük beyinlerinde yaşadıklarını önce senaryolaştırıp sonra usta oyunculukları ile sergilerler.
Senaryo, kendine benzeyenlerle can ciğer oldukları bir yolculukla, çıkarları doğrultusunda sürer. Çıkarları olduğu sürece hediyeler, aramalar, şirinlikler havada uçuşur. Yolun sonunda aramaların kesilmesi, görüşmelerin arasının açılması ve sonunda saldırı planları başlar. Kendisi mutlu olmadığı gibi başkalarını da mutsuz etmek için her yola başvururlar. Bu tür olaylar hemen hemen hepimizin başına geliyor maalesef.
Toplumda, toksik, mutsuz, negatif insanlarla bir arada yaşıyoruz. Olumsuz düşünceye sahip, sürekli olarak olayların olumsuz yanları gören ve olaylara karamsar bir bakışla yaklaşan bu tür düşünceye sahip kişiler kendilerine olan güvenlerini sarsar, hem kendilerinin hem de çevrelerindekilerinin motivasyonlarını düşüren etkiler yaratırlar.
Onun için her zaman diyorum, az insan çok mutluluk ve huzur. Bizler kendini seven, küçücük kıvılcımdan mutluluk çıkaran, günlük yaşamda pozitifliği artıran, pratik yollar uygulayan insanlardan vazgeçmeyelim derim.
1. Güne Şükrederek Başlayalım
Sabah uyandığında hayatında iyi giden 3 şeyi düşün. Küçük şeyler olabilir: temiz bir yatakta uyandın, kahveni keyifle yudumladın, gülümseten bir mesaj aldın...
"Şükretmek, odak noktanı eksiklerden bolluğa çeker."
2. Negatif Tetikleyicileri Azalt ve Gülümse
Seni sürekli geren haber kaynakları, sosyal medya hesapları, dedikodu dolu ortamları, toplumsal kurallara uymayanlarla arana kocam mesafe koy ve Gülümse.
"Pozitif zihin, gereksiz bilgi kirliliğinden beslenmez. "
3. Hareket Et
Kısa bir yürüyüş bile beynin “iyi hissettiren” kimyasallarını (dopamin, serotonin) artırır. Spor yapamasan bile hareketli kalmaya çalış. İçindeki çocuğun sesini dinle ve Gülümse.
"Beden değişirse zihin de değişir."
4. Olumlama ve Günlük Tut
Her gün kendinle ilgili pozitif bir cümle yaz: Ben kendimi çok seviyorum. Dünya benim etrafımda dönüyor.
“Yeterliyim.” “Değerliyim.” “Bugün elimden gelenin en iyisini yapacağım.”
5. Karşılık Beklemeden İyilik Yap
"Mutluluğun en hızlı yolu, bir başkasını mutlu etmektir."
6. Kötü Duygulara da Alan Aç
Her gün mutlu olamayabilirsin. Ama bu kötü bir şey değil. Olumsuz duygular bastırılmamalı, fark edilip çözümleyerek duygularını olumlu yapabilirsin.
"Pozitif olmak, sahte gülümsemek değil; gerçek hislerle barışmaktır."
Kötümser olmak, zaman zaman herkesin yaşayabileceği bir durumdur, özellikle hayal kırıklıkları, stres, belirsizlik veya tekrarlayan olumsuzluklar içinde bulunulduğunda. Ama önemli olan kötümserliği “bir kimlik” haline getirmek yerine, onun geçici bir ruh hali olduğunu fark edebilmek.
Bilinçli ve iyi bir ruh haliyle yaşamaya ‘EVET’
Ökkeş Toy
Yeni bir Umut, Yeni bir yaşam
Kübra Keçeci
‘’Aynı Evde Yabancı Olmak: Duygusal Boşanma’’
Mehmet Şaşmaz
ARTIRMA ve YERLİ MALLARI HAFTASI
H-Karşıyakalı
Aralık Kapısında Umudu Küstürme
Hasan KÖKMEN
‘‘HÜDABİN’’ İNSAN OLMAYA ÇALIŞMAK…
Ferid Turgut
TEKNOLOJİ DEĞİŞİR, İNSAN AYNI KALIR
Güzin Bakışoğlu
Kadim Kent HARRAN
Kudret Erdem
HAYAT ESKİDEN Mİ GÜZELDİ NE !...
Sevgi ERDOĞAN AKYÜZ
Sarı laleler
Necati Suözer
AOK Hessen´de üye olanların avantajları.