Sevgili okurlar,
Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba demenin huzuru ve mutluluğu içerisindeyim..
Teknik, hukuki ve benzeri nedenlerden ötürü bir süre yayınımıza ara vermek zorunda kaldık. Özverili ve ısrarlı çabalarımız sonucu eksiklerimizi tamamlayarak, yeni sayılarımızla birlikte yayın yaşamımıza kaldığımız yerden devam ediyoruz.
İçeriği daha zengin, daha nitelikli, daha kapsayıcı; güncel ve gerçek haberciliği temel ilke edinerek her sayfamıza, her satırımıza bunu yansıtacağız. Bu hızlı ve sorumluluk isteyen maratonda bizi yalnız bırakmayacağınızı umuyoruz. Çünkü sizin sesiniz olacağız; sizi yazacağız, sesinizi yaşamın her alanına taşıyacağız dan emin olabilirsiniz.
Yaşam boyu yürekte taşınan sevgi, yüzlere düşen tebessüm yalnızca kişisel bir duygu değildir. Aileden başlayarak bütün insanlığa uzanan bir değerdir. Sevgi yüreklerde büyür, üretir. İnsanlığın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey de budur.
Bireyciliğin ve bencilliğin sistemli biçimde üretildiği bu dünyada, insan insana yabancılaştırılıyor. İşte tam da bu nedenle insana ve insani değerlere duyulan sevgi hayati önemdedir.
Dil, din ve ırk ayrımı körüklenerek insanlar birbirine düşman ediliyor. Irkçılık saldırganlaşıyor, farklı inançlar karşı karşıya getiriliyor, diller dışlanıyor. Oysa sevginin rengi, acının dili, gözyaşının ağıdı her yerde birdir. Yol uzun, ömür kısa bu dünyada; yolu kısaltmanın, ömrü uzatmanın yolu sevgiden, inançtan, umuttan ve insanca yaşam tutkusundan geçer.
Kısacası bu, insanın insana; insanlığın insanlığa yolculuğudur.
Bugün dünyada kültürel ve sosyal yozlaşma derinleşiyor. Yeni çağ kumar ve uyuşturucu bağımlılığı hızla yayılıyor. Ekonomik kriz dönemlerinde bu sorunlar daha da büyüyor. Uyuşturucu kullanım yaşı 9–10’lara kadar düşmüş durumda. Köprü altları, parklar, okul önleri, barlar adeta pazar yerlerine dönüşmüş halde. Çeteleşme yaygınlaşıyor. Günümüzde görünüyor.
Bunlar insanlığı ve geleceğimizi tehdit eden ciddi sorunlardır. Yasakla, şiddetle ya da yalnızca cezayla aşılabilecek meseleler değildir. Toplumun tüm kesimlerinin el ele vermesi gerekir. Sevgiyle, bilinçle, paylaşarak, ikna ederek, ilgi göstererek aşılabilecek zorluklardır bunlar. İnsanı şekillendiren maddi ve toplumsal koşulları iyileştirmeden gerçek çözüm mümkün değildir.
Bizim Çocukları Korumaya Yönelik Mücadele
Bugün özellikle yaşadığımız ülkelerinde çocukları ve gençleri uyuşturucu bağımlılığından korumaya yönelik önemli çalışmalar yürütülüyor. Okullarda erken yaş bilinçlendirme programları uygulanıyor, ailelere rehberlik hizmetleri sunuluyor, risk altındaki bölgelerde sosyal destek projeleri geliştiriliyor. Spor, sanat ve kültür merkezleriyle çocukların sokaktan uzak tutulması hedefleniyor.
Artık biliyoruz ki yalnızca yasaklarla değil; sevgiyle, eğitimle ve toplumsal dayanışmayla bu karanlık tablo değiştirilebilir. Çocuğa dokunan her proje, insanlığın geleceğine yapılan bir yatırımdır.
Yakın zamanda Almanya’da yaşanan acı olay da hepimize büyük bir ders veriyor. Irkçı saldırıya uğrayan iki genci korumaya çalışırken hayatını kaybeden çocuklarımız, bedenini siper ederek insanlığın onurunu savundu. “Bana ne” demedi. Yüreğindeki insanı yaşattı.
Irkçılığa ve ayrımcılığa karşı mücadelenin ne kadar hayati olduğunu gösterdi. Kadına yönelik şiddetin arttığı bir dünyada genç bir kadın olarak tüm insanlığa örnek oldu. Ardından milyonlar ağladı. Saygı nöbetleri tutuldu. Ölümsüz kılan şey, içindeki insan sevgisiydi.
Bazen ölümler bile eğiticidir; uyarır, uyandırır diye kendimizi teselli ettik. Yalnız durmadan, usanmadan aileri uyarmaya devam ediyor ve edeceğiz.
Gelecek güzel günler için öğrenelim. Yüreklerimizi çölleştirmeyelim. Hayata, topluma ve insanlığa karşı sorumlu olduğumuzu unutmayalım.
Çünkü bu dünya kısa, Yol uzun.
İbrahim Alisinanoğlu
CINCIK
Oktay İyisaraç
Malzeme Mükemmel, Ama Mutfakta Usta Yok!
Hasan KÖKMEN
HAYATIN GERÇEKLERİ VE HAYALLERİMİZ
Müslüm Taş
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Ökkeş Toy
Sevgiyle Direnmek: Yozlaşmaya ve Umutsuzluğa Karşı İnsanca Yaşamak
Kübra Keçeci
‘’Aynı Evde Yabancı Olmak: Duygusal Boşanma’’
Mehmet Şaşmaz
ARTIRMA ve YERLİ MALLARI HAFTASI
H-Karşıyakalı
Aralık Kapısında Umudu Küstürme
Ferid Turgut
TEKNOLOJİ DEĞİŞİR, İNSAN AYNI KALIR
Güzin Bakışoğlu
Kadim Kent HARRAN