DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ökkeş Toy
Ökkeş Toy
Giriş Tarihi : 11-10-2026 13:19

BU DÜNYA YAŞAMAYA DEĞER, YETER Kİ DÜRÜST YAŞAYALIM

 

Sevgi, yalnızca güzel sözler söylemek değil; dürüst olmak, sorumluluk taşımak ve insanın insana güven duyabileceği bir yaşamı savunmaktır.

Bu dünya yaşamaya değer. Güneşin doğuşunu görmek, bir çocuğun gülüşüne tanık olmak, zor zamanlarda bir dostun elini omzunda hissetmek, bir insanın hayatına iyilikle dokunmak… Bütün bunlar yaşamın ne kadar kıymetli olduğunu bize hatırlatır.

Ancak insan ister istemez şu soruyu soruyor: Nasıl bir dünyada yaşıyoruz? Birbirimize sevgi sözcükleri söylerken gerçekten samimi miyiz? Savunduğumuz değerlerle yaptıklarımız birbirini tutuyor mu? Doğru bildiklerimizi yalnızca işimize geldiğinde mi savunuyoruz?

Çünkü yaşamı değerli kılan, yalnızca nefes almak değil; güvenerek, inanarak, umut ederek ve başımızı yastığa vicdan rahatlığıyla koyarak yaşayabilmektir.

Sevgi, sözle değil, davranışla anlaşılır

Günümüzde sevgi üzerine çok konuşuyoruz. İnsanları sevdiğimizi, toplumu düşündüğümüzü, çocuklarımızın geleceği için çalıştığımızı söylüyoruz. Peki, davranışlarımız söylediklerimizle örtüşüyor mu?

Bir komşumuzun başı sıkıştığında kapımızı kapatıyorsak, bir yakınımızın başarısını kıskanıyorsak, çıkarımız söz konusu olduğunda doğruluktan uzaklaşıyorsak sevgimiz ne kadar gerçek olabilir?

Gerçek sevgi, yalnızca güzel günlerde yan yana durmak değildir. İnsanların zor zamanlarında da yanlarında olabilmektir. Birinin hatasını onu küçük düşürmeden söyleyebilmek, ihtiyaç duyana karşılık beklemeden yardım etmek, kendimiz için istediğimiz saygıyı başkalarına da gösterebilmektir.

Unutmayalım ki sevgi, insanın dilinden önce davranışlarında görünür.

Doğru ile yanlışı ayırt etmek neden bu kadar önemli?

Toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz değerlerden biri, doğru ile yanlışı birbirinden ayırabilme cesaretidir.

Bazen bir yakınımız yanlış yaptığında onu korumak adına hatasını görmezden geliriz. Bazen arkadaşımızın haksızlığını bildiğimiz hâlde aramız bozulmasın diye susarız. Bazen de bize yarar sağlayan bir davranışı, başkasına zarar verse bile kabul edilebilir görürüz.

Oysa bir yanlış, onu yapan kişi bize yakın diye doğruya dönüşmez. Haksızlık, kazanç sağladığımız için haklılık kazanmaz.

Örneğin bir sınavda çocuğunun kopya çekmesine göz yuman bir anne baba, o an çocuğunu koruduğunu düşünebilir. Ancak aslında ona dürüstlük yerine işine geldiğinde kuralları çiğnemeyi öğretmiş olur.

Aynı şekilde, bir iş yerinde tanıdığına ayrıcalık sağlayan, hak eden kişinin önüne başkasını geçiren ya da yaptığı hatayı örtbas eden biri de yalnızca bir kişiye değil, adalet duygusuna zarar verir.

Çocuklarımıza dürüstlüğü anlatmanın en etkili yolu, onlara dürüst davranışlarımızla örnek olmaktır. Çünkü çocuklar çoğu zaman söylediklerimizden çok yaptıklarımızı öğrenir.

Güvenin olmadığı yerde huzur da zorlaşır

Bir toplumun temelini yalnızca yollar, binalar, okullar ve iş yerleri oluşturmaz. O toplumun asıl gücü, insanlar arasındaki güven duygusudur.

Alışveriş yaparken kandırılmayacağımızı bilmek, verdiğimiz sözün tutulacağına inanmak, hakkımız olanı elde etmek için bir tanıdık aramak zorunda kalmamak isteriz.

Düşünün ki bir esnaf müşterisine eksik para üstü verdiğinde bunu fark edip düzeltiyor. Bir vatandaş, kendisine ait olmayan bir eşyayı bulduğunda sahibine ulaştırmaya çalışıyor. Bir çalışan, kimse görmediği hâlde görevini hakkıyla yapıyor. Bir yönetici, kendisine yakın olanlarla olmayanlar arasında ayrım yapmıyor.

Bunlar belki küçük gibi görünen davranışlardır. Ancak toplumsal güven tam da böyle davranışlarla büyür.

Buna karşılık yalanın sıradanlaştığı, kayırmacılığın normal karşılandığı, insanların birbirinden şüphe ettiği bir ortamda huzur kurmak giderek zorlaşır.

Güven, bir günde kurulmaz; her gün sergilenen dürüst davranışlarla kazanılır. Bir kez sarsıldığında ise yeniden kurulması büyük emek ister.

Toplumsal sorumluluk yalnızca başkalarını eleştirmek değildir

Çevremizdeki sorunları gördüğümüzde çoğu zaman başkalarını suçlamaya hazırız. İnsanların duyarsızlığından, toplumdaki bozulmadan, adaletsizlikten ve sevgisizlikten yakınıyoruz.

Peki, kendimize de aynı soruları sorabiliyor muyuz?

Yere çöp atmamak, trafikte başkalarının hakkına saygı göstermek, yaşlı bir insana yardım etmek, kamu malını korumak, farklı düşünen birini dinlemek ve bir haksızlığa tanık olduğumuzda gücümüz ölçüsünde doğru olanı savunmak… Bunların hepsi toplumsal sorumluluğun bir parçasıdır.

Örneğin trafikte birkaç dakika kazanmak için başkasının hakkını ihlal etmek, yalnızca bir trafik kuralını çiğnemek değildir. Başkalarının güvenliğini ve ortak yaşam hakkını da önemsememektir.

Ya da bir parkın temizliğinden şikâyet edip yere çöp atan bir insanın, şikâyet ettiği sorunun büyümesine kendisinin de katkıda bulunduğunu düşünmesi gerekir.

Toplum, yalnızca başkalarından beklediklerimizle değil, bizim yaptıklarımızla da şekillenir.

Daha iyi bir dünya istiyorsak değişime önce kendimizden başlamalıyız.

Umudu korumak, gerçeklerden kaçmak değildir

Bütün bu sorunları konuşurken umudu da unutmamak gerekir.

Elbette dünyada yanlışlar var. İnsanlar birbirini incitebiliyor, haksızlıklar yaşanabiliyor, verilen sözler tutulmayabiliyor. Bazen dürüst insanların zorlandığına, iyi niyetli insanların hayal kırıklığına uğradığına tanık oluyoruz.

Ancak bunların varlığı, iyiliğin anlamsız olduğu anlamına gelmez.

Tam tersine, yanlışların karşısında doğruyu savunmak, umutsuzluk karşısında umudu korumak ve sevgisizliğin karşısında insan kalabilmek daha da önem kazanır.

Bir öğretmenin öğrencisine inancı, bir hekimin hastasına gösterdiği özen, bir gencin yaşlı bir insana yardım etmesi, bir komşunun ihtiyaç sahibi bir aileye destek olması… Bunların her biri dünyayı biraz daha yaşanabilir kılar.

Belki tek başımıza bütün sorunları çözemeyiz. Ancak kendi davranışlarımızla bir insanın hayatını kolaylaştırabilir, bir çocuğun geleceğine katkı sunabilir, çevremizde güvenin ve iyiliğin çoğalmasına yardımcı olabiliriz.

Umut, her şeyin kendiliğinden düzeleceğini beklemek değildir. Daha iyi bir yaşam için sorumluluk almaya devam etmektir.

Son söz: Nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz?

Bu sorunun cevabı, yalnızca yöneticilerin, kurumların ya da başkalarının sorumluluğunda değildir. Hepimizin bu sorumlulukta bir payı vardır.

Yalanın değil gerçeğin, kayırmacılığın değil adaletin, nefretin değil saygının, çıkarcılığın değil dayanışmanın güç kazandığı bir toplumda yaşamak istiyorsak önce bu değerleri kendi hayatımızda yaşatmalıyız.

Sevgi paylaşırken samimi olalım. İnsanları överken de eleştirirken de adil davranalım. Yanlış gördüğümüzde sırf çıkarımıza dokunmuyor diye sessiz kalmayalım. Hata yaptığımızda kabul etmeyi, özür dilemeyi ve kendimizi düzeltmeyi bilelim.

Çünkü insan olmak, hiç hata yapmamak değildir. Hatasını görebilmek, başkasının hakkını gözetmek ve daha iyisini yapmak için çaba göstermektir.

Bu dünya gerçekten yaşamaya değer. Yeter ki onu yalanın, düzmecenin ve duyarsızlığın egemen olduğu bir yer hâline getirmeyelim.

Sevgiyi samimiyetle, doğruluğu cesaretle, sorumluluğu bilinçle ve umudu emekle büyütelim.

Unutmayalım: Daha güzel bir dünya, yalnızca nasıl bir dünyada yaşamak istediğimizi anlatmakla değil, o dünyayı kuracak şekilde yaşamakla mümkündür.

NELER SÖYLENDİ?
@
Ökkeş Toy

Ökkeş Toy

DİĞER YAZILARI BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU: CUMHURİYETİMİZİN 103. YILI Dört Kitap, Bir Ömür, Binlerce Duygu Umut ve Yeni Nesil Değerlerini Kaybeden Toplum İnsan Neden Yaşar? Sevgiyle Açılan Kapılar Yeni Dünya ve Dijital Yalnızlık SEVGİ VE SAYGININ ANLAMI Suçlama Döngüsü ve Depresyon, Zihnin Kendine Kurduğu Tuzak Kendini Suçlamak mı, Uyanmak mı? Depresyonun İçindeki Sessiz Gerçek İYİLİĞİ ÇOĞALTMAK Sevgiyle Direnmek: Yozlaşmaya ve Umutsuzluğa Karşı İnsanca Yaşamak Yeni bir Umut, Yeni bir yaşam CUMHURİYETİMİZ 102 YAŞINDA GURBETÇİLER TATİL İÇİN MEMLEKET YOLLARINA DÜŞTÜ HER ŞEYİN İLACI POZİTİF YAŞAMAK BİZİ BİZ YAPAN DEĞERLERİMİZLE BİZ OLALIM UMUT İNSANDIR, ÇÜNKÜ UMUT İNSANDADIR HAKİKAT VE ADALET YALAN BEDAVA TOPLUMSAL BOZUKLUK VE SOSYALMEDYA ŞOVMENLERİ İNSAN GEÇMİŞİYLE VAR OLUR TOPLUMSAL YAŞAMIN ALTIN HALKASI, BİZ OLMAK… DOĞRU BAŞVURU VE VİZE ONAYI NASIL OLUR SILA YOLUNDA KURALLARA DİKKAT! İNSAN DEĞERLERİYLE VARDIR KISKANÇLIK NEREYE GİDİYOR? Sıla Yoluna Çıkacaklara Önemli Uyarılar ! BİR GÖNÜL İNCELİĞİDİR YAŞAMAK GÜVENMEK SEVMEKTİR MUTLULUK GEMİSİNİN, UMUTLU KAPTANI OLMAK BİR MUTLULUKTUR YAŞAMAK GECEDE AYINIZ, GÖKYÜZÜNDE YILDIZLARINIZ OLSUN SILA YOLUNDA YAŞADIKLARIM Yeni bir yıl, Yeni bir yaşam İyi Tatiller Gaziantepli Gurbetçiler Dayanışma Sergiledi Kültürel gelişmeye sahip cıkalım YERELDEN EVRENSELE DEĞİŞİM RÜZGÂRI Dünyalı Olmak, Sesimiz Olmak ! Mutlu olursanız bayramlar sevinç olur Gazianteplilerden bir adım daha Gülümse, yaşamda size gülümsesin Yaşamak dediğiniz nedir? Hep gülümseyin, yaşamda size gülümsesin Biriktirdiğin değil, paylaştığın senin Ses olmak, sesimiz olmak Seien Sie Hoffnungsvoll, machen Sie aus den Jahren glückliche Jahre MEMLEKET DEMEK; EMEK İSTER Bayramlı Duygu ve Düşünceler Güzellikler Paylaştıkça Güzelleşir Bayramlar Umut kapınız, barış kapınız olsun Başka yolu yok, başaracağız
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY716
  • 2AMED SPORTİF FAALİYETLER714
  • 3FENERBAHÇE713
  • 4TRABZONSPOR713
  • 5BEŞİKTAŞ612
  • 6KOCAELİSPOR612
  • 7CORENDON ALANYASPOR712
  • 8KASIMPAŞA710
  • 9ÇAYKUR RİZESPOR710
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ68
  • 11GENÇLERBİRLİĞİ78
  • 12ERZURUMSPOR78
  • 13ARCA ÇORUM67
  • 14İSTANBUL BAŞAKŞEHİR67
  • 15TÜMOSAN KONYASPOR64
  • 16SAMSUNSPOR74
  • 17GÖZTEPE63
  • 18EYÜPSPOR63
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA