BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ

İbrahim Alisinanoğlu

09-03-2026 11:34

 

Takvim yaprakları 1960’li yılları gösterirken, Gaziantep henüz betonun soğuk pençesine düşmemiş; etrafı zümrüt bir gerdanlık gibi saran bağların, bahçelerin rayihasıyla sarhoş bir şehirdi. Sof’dan kopup gelen Rüzgâr estikçe, toprağın bereketi üzüm tiyelerinin yaprakları arasında türküler söyler; gün doğarken buğulu mor salkımlar, üzerlerindeki çiğ taneleriyle elmas gibi ışıldardı. Yeşilin çepeçevre kuşattığı şehir, adeta toprağın bağrında saklı bir huzur deryasıydı.

İşte o demlerde, şehrin gürültüsünden uzak, Küçük Kızılhisar ’la, Geneyik köyü arasında bir düzlükte bir askeri birlik konaklar. Çadırlar kurulur, tüfekler çatılır ve hummalı bir tatbikat başlar. Kaderin cilvesi odur ki, bu Mehmetçik obası tam da salkımların ağırlığından dalların yerlere eğildiği, üzüm kokusunun nefisleri gıdakladığı o bereketli bağların ortasına düşer.

Ahmet Emmi, asırlık çınar gibi vakur duruşuyla bağındaki haymasından bu manzarayı izler. Günler geçer; yüzlerce nefer, susuzluktan dudakları çatlamış olsa dahi, o ballı salkımlara el uzatmaz. Bir tek habbe bile eksilmez tiyeklerden; bir tek yaprak dahi incinmez.

Bu, sadece bir disiplin değil, adeta bir iffet abidesidir.

Dayanamaz Ahmet Emmi; yüreğindeki o kadim Anadolu cömertliğini taşar. Komutanın huzuruna çıkar, sesi toprağın sadakatiyle titreyerek:

"Komutanım," der, "Bu bağ benim kıymetlimdir, lakin sizin neferleriniz benim evladımdır. Üzümlerde askerimize helaldir, hoştur; girsinler bağdan, kana kana yesinler "der.

Komutan, bu gönül zenginliği karşısında mahcup bir tebessümle başını eğer: "Allah razı olsun Ahmet Amca... Lakin benim askerimin kursağına izinsiz bir üzüm tanesi giremez. Hak geçmesin, nizam bozulmasın. Eğer canları çekerse, ancak bedeliyle alıp yediririm."

Ahmet Emmi’nin içi burkulur, bu tok gözlülük karşısında hem gururlanır hem kederlenir. Bağına döner, adeta bir ibadet vecdiyle en dolgun salkımları kestirir. Dört mahra üzümü hayvanların sırtına yükleyip yeniden ordugâha varır. Bu kez kararlıdır:

"O zaman komutanım, ben bu üzümü sana satıyorum!" diye haykırır.

Komutan tebessüm eder…”O zaman olur” der.

Ahmet emmi; “komutanım benimle pazarlık etme! Mahrası bir lira, dört mahra dört lira “der. Komutan şakındır. Ne diyeceğini de bilemez. İtiraz da edemez…Cebinden çıkardığı parayı uzatırken yanındaki subaylara döner;

"Askerini bu kadar seven bir milletin, sırtı asla yere gelmez! “Der.

Ahmet Emmi, kendisine uzatılan o paraya bir an bakar; sonra parayı komutanın avucuna sıkıştırırken usulca ; "Beni çok yordun be komutan...para sende kalsın!, askerlerimize  bir şeyler ikram et de benim adıma.Benim de gönlüm felah bulsun. “Der. Ve uzaklaşır.

Geriye, o gün yenen üzümlerin tadından çok daha kalıcı bir miras kalır: Milletin orduya olan sarsılmaz sevdası ve ordunun millete gösterdiği o derin saygı. Gaziantep semalarında o gün, sadece rüzgârın sesi değil, bu asil ruhun yankısı duyulur.

İbrahim Alisinanoğlu-09.03.2026

 

 

DİĞER YAZILARI İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA 01-01-1970 03:00 NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI 01-01-1970 03:00  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… 01-01-1970 03:00 ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI 01-01-1970 03:00 BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! 01-01-1970 03:00 YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI 01-01-1970 03:00 SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI 01-01-1970 03:00  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR 01-01-1970 03:00 BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ? 01-01-1970 03:00  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN 01-01-1970 03:00 BENİM ADIM BAYRAM 01-01-1970 03:00  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN 01-01-1970 03:00 SÖHÜR VAKTİ OLDU 01-01-1970 03:00 CINCIK 01-01-1970 03:00 BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI 01-01-1970 03:00 YUVALAMANIN HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI 01-01-1970 03:00 RAMAZAN TAHSİLATI 01-01-1970 03:00 GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR 01-01-1970 03:00