Bu bir Gaziantep Deyimidir.
Bizim Antep'te, Çukur bostanda "Mıksıçtı Fevzi" diye biri varmış. Cimriliği dillere destanmış. Öyle ki, camiden çıkarken ayakkabısının altına yapışan çamuru bile silkelemezmiş.
Bir gün sabah erkenden Eblahan çarşısından bir esnaf demiş ki:
— Ulan Fevzi, İbrahimlinin yörebindeki bir tarlada biçimden sonra epey arpa dökülmüş. Toplayan götürüyor.
Fevzi'nin gözü parlamış birden.
— "Hah... Allah’ın verdiğini geri depmek olmaz!" deyip ertesi gün sabah erkenden eline eski bir çuval almış, düşmüş yola.
Sabahın serinliği geçmiş, güneş başlamış tepeden dövmeye. Fevzi eğilmiş, kalkmış... Eğilmiş, kalkmış... Bir arpa, iki arpa, üç arpa...
Öğle olmuş.
— "Şunca yolu geldim…Hele biraz daha... hele birkaç tene daha diye diye… .
İkindi olmuş.
— "Az galdı, şu yanı da devşireyim. “Derken…
Akşam ezanı okunurken sürüne sürüne eve varmış. Terden sırılsıklam... Beli iki büklüm... Dizleri titriyor.
Hanımı kapıda görünce sormuş:
— Hele deyin bakiim... Ne getirdin?
Fevzi çuvalı yere bırakmış.
Hanım açmış bakmış...Bir avuç arpa!
Kadın önce arpalara bakmış, sonra Fevzi'nin perişan hâline...
Ellerini dizine vurup başlamış gülmeye:
— Vay !…vah!...Allah seni güldüre! Goca günü bunun içün mü telef ettin herif?
Fevzi bozulmuş:
— Ne var? Beleş malın kötüsü olmaz.
Kadın:
— Beleş malın kötüsü olmaz da sahibinin beli gırılmış haberin var mı?
Bunun adı beleşe konmak değil ... Arpa boyu göt yırtmaktır!"
O gün bugündür biri üç kuruş için kırk takla atsa, boş yere didinene hemen biri bu lafı yapıştırır:
— "Hele bırakın oğlum... Arpa boyu “göt “yırtmayın!"
İbrahim Alisinanoğlu-27.08.2026