LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ

İbrahim Alisinanoğlu

17-08-2026 12:44

 

Gaziantep’i yakından tanımak istiyorsanız, bana göre önce müzelerine değil, mutfağına ve fırınlarına gidin.

Çünkü müzeler geçmişi vitrinde saklar; mutfaklar ve fırınlar ise geçmişi her gün yeniden pişirir.

Carol Helstosky, Pizza adlı eserinde pizzanın yalnızca bir yemek olmadığını; göçün, yoksulluğun, emeğin ve şehir kültürünün hikâyesini taşıdığını anlatır.

Bu satırları okurken aklıma Gaziantep geldi.

Çünkü bizim de yemeklere sinmiş bir tarihimiz vardır.

Baklava ticaretin ve ustalığın, beyran emek ve sabahın erken saatlerinde başlayan hayatın, katmer sevinçlerin ve aile bağlarının, dolma imecenin, yuvarlama sabrın hikâyesini anlatır.

Lahmacun ise mahalle kültürünün incecik açılmış hâlidir.

Eskiden et zırhta kıyılır; domates, biber, sarımsak ve maydanozla harmanlanırdı. Evde hazırlanan iç harç bakır leğenlere konur, mahallenin fırınına götürülürdü. Fırında ustası hamuru incecik açar, harç üzerine yayar, ocağın serin yerinde yavaş yavaş pişirirdi. Sonra pişen lahmacunlar serinletilir, hamur olmadan tek tek tepsiye dizlir,bir yağlığa sarılır eve götürülürdü

Fırının önünde beklerken odun ateşinin kokusu sokağa yayılırdı.

Ve ilk sıcak lahmacun çoğu zaman sofraya gelmeden bir başkasına ikram edilirdi.

Çünkü o sofralarda mesele kimin kaç tane yediği değildi.

Mesele, kimin kime ikram ettiğiydi.

İşte Gaziantep mutfağının asıl sırrı burada saklıdır.

Yemek yalnızca karın doyurmaz; bir şehrin tarihini, emeğini, nezaketini, zarafetini, komşuluğunu ve hafızasını da taşır.

Bugün telefonun ekranına birkaç kez dokunuyoruz, lahmacun kapımıza kadar geliyor. Karton kutu geliyor ama mahalle sohbeti gelmiyor. Fırının önünde beklerken edilen iki çift hanek, komşunun “Tepsiyi beraber götürelim.” deyişi, ilk sıcak lahmacunun “göz hakkıdır” diye ikram edilmesi artık giderek uzaklaşıyor.

Belki de kaybettiğimiz tam olarak budur:Yemeğin kendisini değil, yemeğin etrafında kurduğumuz hayatı kaybediyoruz.

Çünkü Gaziantep mutfağını yaşatan yalnızca tarifler değildir. Ustalar, evler, mahalleler, taş fırınlar ve ortak sofralardır.

Bu gün lahmacun yine yapılıyor.

Hamur yine açılıyor, et yine kıyılıyor,  yine fırında pişiyor.

Ama mahalle yoksa, komşuluk yoksa, paylaşma yoksa ortaya çıkan şey aynı lahmacun değildir.

Çünkü bazı lezzetlerin tarifinde yazmayan malzemeleri vardır:

Emek, ikram, komşuluk, hatıra ve şehir hafızası.

İşte Gaziantep lahmacununun asıl tarifi budur.

İncecik hamurun üzerine yalnızca kıyma serilmez.

Bir şehrin ruhu da serilir.

Belki de bu yüzden Gaziantep’te lahmacun yemek, yalnızca karın doyurmak değil; bir medeniyetin sofrasına misafir olmaktır.

İbrahim Alisinanoğlu-17.08.2026

 

DİĞER YAZILARI PİŞİRİCİ KASTELİ 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP: SANAYİ KENTİ Mİ, MEDENİYET ŞEHRİ Mİ? 01-01-1970 03:00  AMAN BEYLER DEMEDEN, AMAN DAĞLAR DEMELİ 01-01-1970 03:00   BİT PAZARI: GAZİANTEP'İN SESSİZ HAFIZASI 01-01-1970 03:00 KALEDEN GÖKYÜZÜNE 01-01-1970 03:00   GAZİANTEP KAHVEHANE KÜLTÜRÜNDE; BÖLÜK 01-01-1970 03:00 ANTEP İŞİ, ANTEP AŞI 01-01-1970 03:00 SICAK YAZLARIN SERİN HAYAD'LARI 01-01-1970 03:00  KİBİR VE İRFAN 01-01-1970 03:00  İYİ ETMİŞSİN… AMA AZ ETMİŞSİN 01-01-1970 03:00 USTAYA SAHREYİ HATIRLATMA YOLLARI 01-01-1970 03:00 GEL DE O ESKİ YAZLARI ARAMA! 01-01-1970 03:00   BEDDUADAN DUAYA 01-01-1970 03:00 GALA… GALA …GALAA!.... 01-01-1970 03:00 BAYAT EKMEK 01-01-1970 03:00  RAMBO’YU DA KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 NİMETİ KÜSTÜRMEMEK 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’İ GELECEĞE TAŞIMAK 01-01-1970 03:00 NEREDE BENİM O KAHVEHANELERİM 01-01-1970 03:00 KAVAKLIK VE BİR SAHRE MASALI 01-01-1970 03:00 HANİ BENİM O ÇOCUKLUK YILLARIMIN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 RUHUNU ARAYAN BAYRAMLAR    01-01-1970 03:00 İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA 01-01-1970 03:00 NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI 01-01-1970 03:00  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… 01-01-1970 03:00 ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI 01-01-1970 03:00 BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! 01-01-1970 03:00 YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI 01-01-1970 03:00 SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI 01-01-1970 03:00  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR 01-01-1970 03:00 BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ? 01-01-1970 03:00  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN 01-01-1970 03:00 BENİM ADIM BAYRAM 01-01-1970 03:00  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN 01-01-1970 03:00 SÖHÜR VAKTİ OLDU 01-01-1970 03:00 CINCIK 01-01-1970 03:00 BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ 01-01-1970 03:00 BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI 01-01-1970 03:00 YUVALAMANIN HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI 01-01-1970 03:00 RAMAZAN TAHSİLATI 01-01-1970 03:00 GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR 01-01-1970 03:00