SAHİ, BİZ MODERN YAMYAMLAR MIYIZ?

İbrahim Alisinanoğlu

21-08-2026 11:25

 

Eskiden bir şehrin ve o şehirde yaşayan insanın itibarı, neye sahip olduğuyla değil, ne ürettiğiyle ölçülürdü. Usta elinin hüneriyle, esnaf dükkânının bereketiyle, çiftçi toprağının mahsulüyle övünürdü. Evde salça yapılır, pekmez kaynatılır, kışlıklar imeceyle hazırlanır; yırtılan onarılır, kırılan tamir edilirdi. Eskisi olmayanın yenisi de olmazdı. “İsraf haram” kabul edilir, bir eşya eskimeden yerine yenisi konmazdı. Çocuklar bile taşla, toprakla, bir gazoz kapağıyla hayal güçlerini birleştirip oyunlar kurardı. Üretmek, sadece bir geçim kaynağı değil, bir haysiyet ve dayanışma biçimiydi. Tasarruf etmek hayatın bir parçasıydı.

Bugün ise modern dünya önümüze bambaşka bir reçete koyuyor: Üretme, tüket. Sorma, inan. Düşünme, seyret. Çalış, kazan, harca ve yeniden tüket! Yarını boş ver…günü yaşa!

Eleştirmen Nancy Fraser’ın “yamyam kapitalizmi” olarak tanımladığı bu düzen; yalnızca emeğimizi ve zamanımızı değil, doğayı, aileyi, komşuluğu ve en önemlisi sorgulama yeteneğimizi de yavaş yavaş yutuyor. Değişimin en somut göstergesi belki de çocukların sorularında gizli. Eskiden bir çocuk “Bunu nasıl yaparım?” diye sorarken, bugün zihni “Bunu nereden satın alırım?” sorusuyla biçimleniyor.

İşte asıl mesele tam da burada başlıyor.

Gaziantep’in ve geleneksel Anadolu şehirlerinin gerçek zenginliği hiçbir zaman sadece mutfağı, fıstığı ya da binaları olmadı. Bu toprakları asıl zengin kılan; ustasının alın teri, esnafının ahlakı, çiftçisinin sabrı ve toplumun topyekûn üretme ve tasarruf iradesiydi.

Şimdi bakıyoruz: Binalar yükseliyor, alışveriş merkezleri şehirleri kuşatıyor; ama mahalle küçülüyor, komşuluk azalıyor, çocukların koşacağı sokaklar kayboluyor. Evler büyürken aileler küçülüyor, telefonlar akıllanırken insan düşünmeye ve derine inmeye daha az zaman buluyor. Araç sayısı artarken yürüyecek, soluklanacak, karşılaşacak sokaklar daralıyor.

Oysa şehir dediğimiz şey soğuk betondan ibaret değildir; insan, hafıza, kültür ve dayanışmadır.

Bir toplum, üyelerini yalnızca birer “tüketiciye” dönüştürdüğünde, o toplum vatandaşlık bilincini de kaybetmeye başlar. Çünkü tüketici sadece raftan alır ve bedelini öder; vatandaş ise sorar, sorgular.

  Şehirlerimizin geleceği daha çok gökdelen yapmakta ya da devasa beton yapılar inşa etmekte değil; daha çok üreten, düşünen ve sorgulayan nesiller yetiştirmemizdedir.

İnsanın elinden ekmeğini almak kolaydır, ama bir şekilde telafi de edilir. Asıl tehlike; insanın o ekmeği nasıl ürettiğini, toprağa ve emeğe nasıl dokunduğunu unutmasıdır.

Bugün hepimizin aynaya bakıp kendimize sorması gereken asıl soru belki de şudur: Biz gerçekten neyi tüketiyoruz? Ve daha da önemlisi: Satın aldığımızı sandığımız o şeyler, içten içe bizi tüketiyor olmasın?

Sahi, biz modern yamyamlar mıyız?

İbrahim Alisinanoğlu-20.08.2026

DİĞER YAZILARI  LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ 01-01-1970 03:00 PİŞİRİCİ KASTELİ 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP: SANAYİ KENTİ Mİ, MEDENİYET ŞEHRİ Mİ? 01-01-1970 03:00  AMAN BEYLER DEMEDEN, AMAN DAĞLAR DEMELİ 01-01-1970 03:00   BİT PAZARI: GAZİANTEP'İN SESSİZ HAFIZASI 01-01-1970 03:00 KALEDEN GÖKYÜZÜNE 01-01-1970 03:00   GAZİANTEP KAHVEHANE KÜLTÜRÜNDE; BÖLÜK 01-01-1970 03:00 ANTEP İŞİ, ANTEP AŞI 01-01-1970 03:00 SICAK YAZLARIN SERİN HAYAD'LARI 01-01-1970 03:00  KİBİR VE İRFAN 01-01-1970 03:00  İYİ ETMİŞSİN… AMA AZ ETMİŞSİN 01-01-1970 03:00 USTAYA SAHREYİ HATIRLATMA YOLLARI 01-01-1970 03:00 GEL DE O ESKİ YAZLARI ARAMA! 01-01-1970 03:00   BEDDUADAN DUAYA 01-01-1970 03:00 GALA… GALA …GALAA!.... 01-01-1970 03:00 BAYAT EKMEK 01-01-1970 03:00  RAMBO’YU DA KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 NİMETİ KÜSTÜRMEMEK 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’İ GELECEĞE TAŞIMAK 01-01-1970 03:00 NEREDE BENİM O KAHVEHANELERİM 01-01-1970 03:00 KAVAKLIK VE BİR SAHRE MASALI 01-01-1970 03:00 HANİ BENİM O ÇOCUKLUK YILLARIMIN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 RUHUNU ARAYAN BAYRAMLAR    01-01-1970 03:00 İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA 01-01-1970 03:00 NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI 01-01-1970 03:00  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… 01-01-1970 03:00 ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI 01-01-1970 03:00 BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! 01-01-1970 03:00 YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI 01-01-1970 03:00 SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI 01-01-1970 03:00  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR 01-01-1970 03:00 BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ? 01-01-1970 03:00  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN 01-01-1970 03:00 BENİM ADIM BAYRAM 01-01-1970 03:00  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN 01-01-1970 03:00 SÖHÜR VAKTİ OLDU 01-01-1970 03:00 CINCIK 01-01-1970 03:00 BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ 01-01-1970 03:00 BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI 01-01-1970 03:00 YUVALAMANIN HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI 01-01-1970 03:00 RAMAZAN TAHSİLATI 01-01-1970 03:00 GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR 01-01-1970 03:00