ALLAH’IM, GÜNAH YAZMA; AZICIK YAZ, AZICIK YAZMA!

İbrahim Alisinanoğlu

26-10-2026 11:29

 

 Cumhuriyet’in ilk yılları… Eski Antep’te hayat, gündüzün telaşıyla bitmez; akşam olunca şehrin başka bir yüzü ortaya çıkarmış.

İşini gücünü bitiren kimi Antep efendileri evlerine uğrar, üstlerini başlarını değiştirir, tıraşlarını olur; sonra da soluğu sazlı sözlü eğlence meclislerinde alırlarmış. Kimi zaman bir bağ evinde, kimi zaman Alleben ’in kenarındaki bir bahçede sofralar kurulur; türküler söylenir, kadehler tokuşturulur, kantolarla gönüller eğlenirmiş.

O meclislerin gözde kadınlarından biri de Luiza’ymış.

Uzun boyu, beyaz teni, simsiyah saçları, gri gözleri ve dans ederken savrulan fırfırlı entarisiyle Luiza, girdiği yerde bütün bakışları üzerine toplarmış. Ona gönül verenler birbirlerini kıskanır; bazen bir bakış, bazen bir gülüş yüzünden kavga çıkarırlarmış. İşin tuhafı, erkekler birbirine girerken Luiza da kazancını artırırmış.

Derken günlerden bir gün, şehrin hatırı sayılır ailelerinden birinin oğlu Luiza’ya gönlünü kaptırmış. Ailesi önce razı gelmemiş ama delikanlı kararından dönmemiş. Sonunda muradına ermiş, Luiza’yla evlenmiş.

Luiza da eski hayatına bir çizgi çekmiş. Müslüman olmuş, adını Leman koymuş, tövbe etmiş; bir daha kanto söylememeye, sahneye çıkmamaya yemin etmiş. Bir müddet sonra kocasıyla hacca gitmiş, hacı olmuş.

Aradan yıllar geçmiş. Leman artık evinin hanımı, mahallesinin sevilen, sayılan komşusuymuş. Eski eğlence günlerini geride bırakmış; evine, eşine ve komşularına düşkün, kendi hâlinde bir kadın olup çıkmış.

Gelgelelim insanın eski alışkanlıkları da öyle kolay kolay yakasını bırakmazmış!

Bir gün komşunun kızının düğünü varmış. Leman’ı da çağırmışlar. O da davete icabet etmiş ama kapıdan girer girmez tembihlemiş:

“Komşular, bakın, baştan söyleyeyim! Ben tövbeliyim anam. Yeminim var, oynamam ha!”

Kadınlar gülüşmüş.

“Aman Leman, alt tarafı düğün! Kadın kadına eğleneceğiz. Kalk, bir iki dön, ne olacak?”

“Yok anam, olmaz! Ben tövbeliyim!”

Ama kadın milleti bir kere tutturdu mu kolay kolay vazgeçer mi? Biri kolundan çekmiş, öteki elinden tutmuş; derken Leman kendini oyun meydanında bulmuş.

Önce usul usul başlamış. Bir omuz, bir el, hafifçe bir bel kıvırma… Müzik ilerledikçe eski günler gözünün önüne gelmiş. Bir bakmış ki ayaklar kendiliğinden oynuyor, fistanının fırfırları havada uçuşuyor!

Leman birden durmuş. Başını göğe kaldırmış, içinden bir dua etmiş:

“Allah’ım, günah yazma… Azıcık yaz, azıcık yazma!”

Sonra yine başlamış oynamaya. Müzik hızlanmış, kadınlar tempo tutmuş. Leman’ın da eski günlerden kalma mahareti ortaya çıkmış. Artık onu durdurabilene aşk olsun!

Bir ara kendini iyice kaptırmış. Oynamış, dönmüş, fırfırlarını savurmuş. Bakmış kendini zaptedemiyor…Sonra birden başını kaldırıp bu kez sesini yükseltmiş:

“İster yaz, ister yazma!”

Eh, o saatten sonra tövbe de unutulmuş, yemin de! Düğünün neşesi Leman olmuş.

Akşam eve dönünce kocası sormuş:

“Hanım, nasıl geçti düğün? Eğlendiniz mi bari?”

Leman, yüzünde mahcup bir gülümsemeyle cevap vermiş:

“Ne olsun beyim… Cemaate uyduk biraz. Allah günahımızı affetsin inşallah!”

Bir an durmuş, sonra aklına bir şey gelmiş:

“Bey, yarın biraz sadaka ver! Ne olur ne olmaz… Rabbim affetsin!”

İşte eski Antep’in mizahı biraz da böyleymiş. İnsanların kusurunu yüzüne vurmak yerine bir fıkraya dönüştürür hem güldürür hem düşündürürmüş.

Leman’ın diline dolanan o söz de zamanla dilden dile aktarılmış:

“Allah’ım, günah yazma; azıcık yaz, azıcık yazma!”

Ama insan işin içine bir kez kendini kaptırdı mı, bazen duanın bile sonu değişirmiş:

“İster yaz ister yazma!”

İbrahim Alisinanoğlu-26.10.2026

 

 

DİĞER YAZILARI YALANINA GIRAN GİRSİN EMİ! 01-01-1970 03:00 ÇERKEZ ARIĞININ ADI NEREDEN GELİYOR 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP: YÜREĞİME SIĞDI, KELİMELERE SIĞMADI 01-01-1970 03:00 TABAAT SAHİBİ KADİR VE ACER YEMENİLERİ 01-01-1970 03:00  KALDIRIMIN MEDDAHLARI ESKİ İŞPORTACILAR 01-01-1970 03:00 “BU ŞEHİR BENİ KAZIKLAMADI” DİYEBİLMEK... 01-01-1970 03:00  ANTEP USULÜ ARŞIN 01-01-1970 03:00 KUSURSUZLUK KUSURU  01-01-1970 03:00  BİR DEERMENİN ETRAFINDA DÖNEN DÜNYA 01-01-1970 03:00  NEREDEN ÇIKTI BU 80’LER MERAKI 01-01-1970 03:00 YEDİKLERİNE İÇTİKLERİNE SAY 01-01-1970 03:00 ZİL BAŞKA BİR ŞEY İÇİN ÇALIYOR: DERSİMİZ; HAKİKAT 01-01-1970 03:00 DUVARLARDA SAKLI ÇOCUKLUĞUM 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE DAYANIŞMANIN İZLERİ 01-01-1970 03:00 TİYEKLERİN BEREKETİ, MAHRALARIN SEVİNCİ: ANTEP’TE BAĞ BOZUMU 01-01-1970 03:00 KENDİ YAMAM, ELİN İPEĞİNDEN YEĞDİR. 01-01-1970 03:00 ARPA BOYU G.. YIRTMAK 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP MUTFAĞININ KAYIP HAFIZASI: TENCEREDEKİ ŞİFA 01-01-1970 03:00 SAHİ, BİZ MODERN YAMYAMLAR MIYIZ? 01-01-1970 03:00  LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ 01-01-1970 03:00 PİŞİRİCİ KASTELİ 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP: SANAYİ KENTİ Mİ, MEDENİYET ŞEHRİ Mİ? 01-01-1970 03:00  AMAN BEYLER DEMEDEN, AMAN DAĞLAR DEMELİ 01-01-1970 03:00   BİT PAZARI: GAZİANTEP'İN SESSİZ HAFIZASI 01-01-1970 03:00 KALEDEN GÖKYÜZÜNE 01-01-1970 03:00   GAZİANTEP KAHVEHANE KÜLTÜRÜNDE; BÖLÜK 01-01-1970 03:00 ANTEP İŞİ, ANTEP AŞI 01-01-1970 03:00 SICAK YAZLARIN SERİN HAYAD'LARI 01-01-1970 03:00  KİBİR VE İRFAN 01-01-1970 03:00  İYİ ETMİŞSİN… AMA AZ ETMİŞSİN 01-01-1970 03:00 USTAYA SAHREYİ HATIRLATMA YOLLARI 01-01-1970 03:00 GEL DE O ESKİ YAZLARI ARAMA! 01-01-1970 03:00   BEDDUADAN DUAYA 01-01-1970 03:00 GALA… GALA …GALAA!.... 01-01-1970 03:00 BAYAT EKMEK 01-01-1970 03:00  RAMBO’YU DA KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 NİMETİ KÜSTÜRMEMEK 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’İ GELECEĞE TAŞIMAK 01-01-1970 03:00 NEREDE BENİM O KAHVEHANELERİM 01-01-1970 03:00 KAVAKLIK VE BİR SAHRE MASALI 01-01-1970 03:00 HANİ BENİM O ÇOCUKLUK YILLARIMIN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 RUHUNU ARAYAN BAYRAMLAR    01-01-1970 03:00 İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA 01-01-1970 03:00 NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI 01-01-1970 03:00  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… 01-01-1970 03:00 ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI 01-01-1970 03:00 BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! 01-01-1970 03:00 YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI 01-01-1970 03:00 SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI 01-01-1970 03:00  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR 01-01-1970 03:00 BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ? 01-01-1970 03:00  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN 01-01-1970 03:00 BENİM ADIM BAYRAM 01-01-1970 03:00  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN 01-01-1970 03:00 SÖHÜR VAKTİ OLDU 01-01-1970 03:00 CINCIK 01-01-1970 03:00 BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ 01-01-1970 03:00 BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI 01-01-1970 03:00 YUVALAMANIN HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI 01-01-1970 03:00 RAMAZAN TAHSİLATI 01-01-1970 03:00 GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR 01-01-1970 03:00