GAZİANTEP: YÜREĞİME SIĞDI, KELİMELERE SIĞMADI

İbrahim Alisinanoğlu

14-10-2026 10:57

 

İnsan, bazen bir şehri neden bu kadar çok sevdiğini anlatamaz. Hele o şehir Gaziantep ise… Onu birkaç cümleye, birkaç fotoğrafa, birkaç hatıraya sığdırmak ne mümkün!

Akyol’un, Bey Mahallesi’nin, Kozluca’nın, Şehreküstü’nün dar sokaklarında yürürken çocukluğunun ayak izlerine rastlarsın. Bir evin kapısında annenden kalan bir sesi, bir sokak köşesinde babanla yürüdüğün günleri hatırlarsın. Kalealtı’nın taşlarında geçmişin sessizliği, Kavaklık’ın ve Alleben’in serinliğinde çocukluğunun neşesi saklıdır. Arasa’da bir bakırcının çekici seni yıllar öncesine götürür; bir kastelin serin suyu, bir tas yuvalamanın buğusu, içinde dinmeyen bir özlemi uyandırır.

Sonra zaman geçer. Eski Antep evleri birer birer kaybolur, mahallelerin sesi azalır, tanıdık yüzler eksilir. Şehir büyür, sokaklar değişir; ama insanın içinde bazı şeyler hep aynı kalır. Annenin mutfağındaki telaş, babanın yanında duyduğun güven, bayram sabahlarının sevinci, mahalle arkadaşlarınla geçirdiğin günler… Hepsi artık ulaşamadığın bir zamanın içinde yaşar. Yine de bir koku, bir türkü ya da eski bir taş duvar, seni bir anda çocukluğuna götürmeye yeter.

İşte Gaziantep’i sevmek biraz da budur: Bir şehrin sokaklarında kendi ömrünü, geçmişinde kaybettiklerini, sessizliğinde özlemlerini bulmak… Şehir değişirken onunla birlikte değişmek, ama içindeki eski Antep’ten bir türlü kopamamak.

Bazen anlatmak istersin bütün bunları. Tarihinden, kültüründen, taşından, toprağından söz edersin. Fakat ne kadar anlatırsan anlat, bir şeyler eksik kalır. Çünkü anlatmaya çalıştığın yalnızca bir şehir değildir; çocukluğun, ailenden kalan hatıralar, yaşanmışlıkların ve bir daha geri gelmeyecek yıllardır.

Ben Gaziantep’i yüreğime sığdırdım da kelimelere sığdıramadım. Çünkü ben bu şehirde yalnızca sokakları, taş duvarları, eski evleri sevmedim; annemin sesini, babamın gölgesini, çocukluğumun telaşını, artık geri dönemediğim günleri sevdim. Şimdi o sokaklarda yürürken bazen şehri değil, kendimden geriye kalanları arıyorum. Anlıyorum ki insan, doğduğu şehri bir gün terk etse bile, çocukluğunu orada bırakıp gidemiyor.

Gaziantep benim için bir şehirden öte; ömrümün geri dönülmeyen tarafı, yüreğimde hâlâ ışığı yanan eski bir evdir. Kapısı artık geçmişe açılır; ben her hatırlayışımda o kapının eşiğinde biraz daha çocuk, biraz daha hasret kalırım.

İbrahim Alisinanoğlu-12.10.2026

DİĞER YAZILARI TABAAT SAHİBİ KADİR VE ACER YEMENİLERİ 01-01-1970 03:00  KALDIRIMIN MEDDAHLARI ESKİ İŞPORTACILAR 01-01-1970 03:00 “BU ŞEHİR BENİ KAZIKLAMADI” DİYEBİLMEK... 01-01-1970 03:00  ANTEP USULÜ ARŞIN 01-01-1970 03:00 KUSURSUZLUK KUSURU  01-01-1970 03:00  BİR DEERMENİN ETRAFINDA DÖNEN DÜNYA 01-01-1970 03:00  NEREDEN ÇIKTI BU 80’LER MERAKI 01-01-1970 03:00 YEDİKLERİNE İÇTİKLERİNE SAY 01-01-1970 03:00 ZİL BAŞKA BİR ŞEY İÇİN ÇALIYOR: DERSİMİZ; HAKİKAT 01-01-1970 03:00 DUVARLARDA SAKLI ÇOCUKLUĞUM 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE DAYANIŞMANIN İZLERİ 01-01-1970 03:00 TİYEKLERİN BEREKETİ, MAHRALARIN SEVİNCİ: ANTEP’TE BAĞ BOZUMU 01-01-1970 03:00 KENDİ YAMAM, ELİN İPEĞİNDEN YEĞDİR. 01-01-1970 03:00 ARPA BOYU G.. YIRTMAK 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP MUTFAĞININ KAYIP HAFIZASI: TENCEREDEKİ ŞİFA 01-01-1970 03:00 SAHİ, BİZ MODERN YAMYAMLAR MIYIZ? 01-01-1970 03:00  LAHMACUNA FARKLI BİR BAKIŞ 01-01-1970 03:00 PİŞİRİCİ KASTELİ 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP: SANAYİ KENTİ Mİ, MEDENİYET ŞEHRİ Mİ? 01-01-1970 03:00  AMAN BEYLER DEMEDEN, AMAN DAĞLAR DEMELİ 01-01-1970 03:00   BİT PAZARI: GAZİANTEP'İN SESSİZ HAFIZASI 01-01-1970 03:00 KALEDEN GÖKYÜZÜNE 01-01-1970 03:00   GAZİANTEP KAHVEHANE KÜLTÜRÜNDE; BÖLÜK 01-01-1970 03:00 ANTEP İŞİ, ANTEP AŞI 01-01-1970 03:00 SICAK YAZLARIN SERİN HAYAD'LARI 01-01-1970 03:00  KİBİR VE İRFAN 01-01-1970 03:00  İYİ ETMİŞSİN… AMA AZ ETMİŞSİN 01-01-1970 03:00 USTAYA SAHREYİ HATIRLATMA YOLLARI 01-01-1970 03:00 GEL DE O ESKİ YAZLARI ARAMA! 01-01-1970 03:00   BEDDUADAN DUAYA 01-01-1970 03:00 GALA… GALA …GALAA!.... 01-01-1970 03:00 BAYAT EKMEK 01-01-1970 03:00  RAMBO’YU DA KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 NİMETİ KÜSTÜRMEMEK 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’İ GELECEĞE TAŞIMAK 01-01-1970 03:00 NEREDE BENİM O KAHVEHANELERİM 01-01-1970 03:00 KAVAKLIK VE BİR SAHRE MASALI 01-01-1970 03:00 HANİ BENİM O ÇOCUKLUK YILLARIMIN BAYRAMI 01-01-1970 03:00 RUHUNU ARAYAN BAYRAMLAR    01-01-1970 03:00 İDMAN ŞENLİKLERİNDEN ATATÜRK’Ü ANMA, GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI’NA 01-01-1970 03:00 NAZLI HANIM’IN BÜZME ÇARIĞI 01-01-1970 03:00  KİLİSE…CEZAEVİ…VE KURTULUŞ CAMİ… 01-01-1970 03:00 ANAMDAN GÖRDÜĞÜMÜ YAPIYORUM 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHAR: KAYBOLAN BİR MEVSİMİN HATIRASI 01-01-1970 03:00 BİZİM PİSİK LEYDİ OLDU! 01-01-1970 03:00 YOKLUKTAN DOĞAN SOFRA: KISIRIN ANADOLU MASALI 01-01-1970 03:00 SESİNE DEĞİL, ÖZÜNE BAKIN 01-01-1970 03:00  GAZİANTEP MUTFAĞININ SIRRI 01-01-1970 03:00  İTİN AKLI EKSİĞİ, PAKLAVADAN PAY UMAR 01-01-1970 03:00 BİZ BU MASALIN NERESİNDEYİZ? 01-01-1970 03:00  BU NE PERHİZ, BU NE “JÜLYEN” TURŞUSU! 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE BAHARIN SOFRAYA DÖNÜŞ HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 ÇOK BAYRAMLAR GÖRESİN 01-01-1970 03:00 BENİM ADIM BAYRAM 01-01-1970 03:00  UNUTTUK… AMA SİZ UNUTMAYIN 01-01-1970 03:00 SÖHÜR VAKTİ OLDU 01-01-1970 03:00 CINCIK 01-01-1970 03:00 BAĞIN NEFESİ, NEFERİN İFFETİ 01-01-1970 03:00 BİR GÜNLÜK BAHAR, BİR ÖMÜRLÜK HAZAN 01-01-1970 03:00 RAMAZAN’DA KADININ TUZ HAKKI 01-01-1970 03:00 YUVALAMANIN HİKÂYESİ 01-01-1970 03:00 GAZİANTEP’TE İFTAR VAKTİ, İFTAR SOFTASI 01-01-1970 03:00 RAMAZAN TAHSİLATI 01-01-1970 03:00 GAZİANTEPTE RAMAZAN 1-RAMAZAN ÖNCESİ HAZIRLIKLAR 01-01-1970 03:00